Çoğu gelişmiş ruhlar gibi ikizalevlerin çoğu çocukluklarında ve ergenliklerinde zor ve travmatik olaylarla karşılaşmışlardır. Bunun sebebi ruhun büyümek ve gelişmek için olumsuz deneyimlere de ihtiyaç duymasıdır. İnsan yapısı ve mizacı gereği hatta bazen fizyonomisi gereği, başına gelmeyen birşeyi anlamakta güçlük çekebilir. Anlasa bile karşısındakine iyi tavsiye verebilmek için o olayı yaşamış olması gerekir. Empati duymak ayrı birşey hayat deneyimi ve gerçek yaşam ayrı birşeydir.

Bundan ve sayamayacağım bir sürü sebepten ötürü ikizalevlerin, hassas ruhların ve çoğu yıldız tohumunun yalnız kaldığı, tek başına başarmak zorunda olduğu, küçük yaşta onu çok güçlendirmiş birtakım olaylar meydana gelmiştir. Örneğin ebebeynlerden birini kaybı veya onlardan uzak kalma, cinsel taciz, dışlanma, bağımlılıklar vs gibi. Eğer bir ikizalevseniz, veya özel bir ruha sahipseniz, yani bu dünya geliş sebebiniz bir misyon ise ne demek istediğimi anlıyorsunuz demektir.

Bu ağır travmalardan ve acılardan sağ çıkmış, kendinizi kurtarmış, birçok kişinin kaldığı yerde siz benliğinizin ve özünüzün gücü ile o yoldan yürümüşseniz, demek ki bu güç sizin içinizde vardır. Çok güçlü olduğunuzu unutmayın, fakat bunu sürekli sınamak için de kendinizi sabote etmeyin. İkizalevlerin hayat sınavlarının, karmalarının bitip temizlendiği bir döneme giriyoruz. Artık bundan sonra başınıza çok da kötü birşey gelmeyecek diyemem fakat siz onu öyle algılamayacaksınız. Yani huzur ve refah dönemi, çekilen bunca acıdan sonra sizi bekliyor.

Bu içinizdeki gücü ve kararlılığı, ikizalev olarak veya hassas bir ruh olarak geçirdiğiniz zamanı da düşünerek, bundan sonra tüm birikiminizi ve potansiyel gücünüzü etrafınızı değiştirmek için kullanabilirsiniz. Sizin kendinizle ilgili olan sınavlarınızı bir an önce tamamlayın veya tamamlanmışsa yeni karmalar yaratmayın, bunun farkına varın. En önemlisi eski drama döngülerinizi yaşamayın. Yani birşey geçmişte nasıl olduysa, öyle olacak gibi murphy kanunları bundan sonra geçerli olmasın sizin için. Başınıza gelen olayları, insanların size verdiği cevapları, düşüncenizi hizalayarak, olumlu cevaplar vererek, sevgide kalarak, gerektiğinde sınır koyarak, size travma yaratmayacak şekilde karşılayabilirsiniz. Size ne hızda, ne şekilde bir top atılırsa atılsın, bunu karşılayabileceğinizi bilin.

Enerjilere ve hissiyatınıza önem verin, özellikle ikizalev kadınlar iç güdülerinize güvenin, aklınıza değil, sonra bırakın aklınız iç güdünüzün yönlendirmesi ile harikalar başarsın, çözüm üretsin fakat kararlarınızı, özellikle kendinizle ilgili olan kararlarınızı aklınız almasın. Kalbiniz, hisleriniz, içgüdüleriniz de devreye girsin. Çünkü aklınızın yapabileceği tek şey tıpkı bir bilgisayar gibi geçmişte ne yaşamışsanız, hafızanızdan alacağınız kararla ilgili tüm deneyimlerinizi bir dosyaya koyup size sunar ve bu karışıklık içerisinde siz ancak onlara benzer birşey yaşarsınız. Yani işte alacağınız kararları aklınızla ve içgörünüzün ışığı altında alabilirsiniz, fakat aynısını özel hayatınıza da yapmayın, özellikle kadınlar, dişi enerjinizi kullanın lütfen, kararlarınızı içgüdülerinizle, hislerinizle alın, travmatik duygularınızla da değil… bu ince dengeyi bulmaya çalışın.

Kendinizi yeniye açın, o dosyayı unutun. Karmik dersleriniz bitti varsayın. Zaten bitmeden bir ikizalev birleşmesi de yaşayamazsınız. Bu çok yorucu olur iki taraf için de… Bundan dolayı hem ikizleviniz için hem kendiniz için bunu yapın, geçmişi unutun, şu anı yaşayın, daha önce hiç yaşamamış gibi. Eğer hayatınızdan kalan son gününüz bu olsaydı nasıl geçirirseniz öyle geçirin. Eğer gerçekten böyle bir deneyim yaşadıysanız, kontrol etmek ile ilgili endişeleriniz yüzündendir. Bunları bırakın, kontrol etmeye gerek yoktur, sadece ilerleyin, kalbiniz pusulanız olsun, yön versin siz yürüyün, sonunu düşünmeyin. Sonunu bilemezsiniz çünkü bunu anlayın. Geleceği görmek demek falcıya gitmek demek değildir, falcılara gitmeyin, geleceği tahmin etmeye çalışmayın, bu aşırı kontrolcülüğü bırakın, falcılara inanmayın, kendi iç sesinize inanın, bir başkasını, arkadaşınızı, annenizi, babanızı, ablanızı, kardeşinizi, iş arkadaşlarınızı dinlemeyin. Onlar sizi bilemez, onlar ancak kendilerini bilirler çünkü gelişmiş bir ruh ve ikizalev olmak ancak bu farkındalığı getirir, o yoldan geçmemiş birinin tavsiyesi size yaramaz, tam tersi zarar verir. Sadece kendiniz hayatınızdan sorumlusunuz. Başkalarını mutlu etmek için de yaşamayın. Sorumluluk alın fakat hepsini siz almayın, dağıtın, delege edin, çok güçlüsünüz biliyoruz, egonuz size bunu sürekli ispatlamasın, siz de dünyadaki cenneti bulun, kendi cennetinizi burada inşa edin sıfırdan…

Çoğu ikizalev çocukluğunda yaşadığı acılardan ve travmatik olaylardan ötürü, bağlanma korkusu yaşar yada sağlıklı bağlar kuramaz. Bu durumun karakter bozukluğu veya psikolojik rahatsızlık yaratacak düzeyde olması da mümkün. İşte ikizalevinizle kurduğunuz bağ aslında tüm bu olumsuzlukların iyileşmesi için gereklidir. Bu kollektif bir iyileştirme şeklidir ve en iyi yöntemdir. Kısa zamanda hepimiz iyileşip, ikizalevimize kavuşacağız endişe etmeyin. Ne zaman ne şekilde olduğu allahın bileceği birşey, ben olacağına inanıyorum ve onun rahatlığı içerisinde yaşıyorum. Siz de bu yolu buraya kadar gelin, yürüyün, rahatlayın.

Feminen enerjideki ikizlev bu dönem içerisinde kavuşma haline inancını yükseltecek ve nasıl göründüğünden çok içindeki ruhu açığa çıkaracak. Maskülen ikizlevinin onu nasıl görünürse görünsün sevdiğini, dış görünüşün önemsizliğini, gerçek güzelliğin çok daha derinden ve ruhun özünden geldiğini, kendi gerçek güzelliğini keşfederek rahatlayacak.

Maskülen enerjideki ikizalev ise, geçmiş ilişkilerini bitirecek, arayışlarına bir son verecek ve artık ikizalevine doğru yönelenecek. İkizalevini sevmenin güvenli birşey olduğunu anlayacak, bu da onun kendine güvenini daha da çok getirecek. Tam olarak nasıl olacağını çözemese de bu yolda daha emin bir şekilde ilerleyecek.

Sözlerime son verirken, unutmayın ki önemli olan sizsiniz. İçinizden geldiği gibi davranın ve öyle yaşayın. Boş umutlar peşinde değil, kendi hayallerinizin peşinde koşun. Öncelikle kendinizi düşünün, kararlarınızı siz mutlu olacaksanız alın, yoksa almayın bekleyin.

Sevgiyle kalın, sevgide kalın ki sevgi de sizinle kalsın….

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s